Implantoloji

Diş implantları diğer dişleri etkilemeden eksik dişlerin kalıcı olarak değiştirilmesi için ortak bir prosedürü temsil eder.

Diş implantlarının yardımı ile, diş kayıpları tamamen giderilebilir. Böylece çiğneme ve konuşma yeteneklerini hızlıca geliştirebiliriz, aynı zamanda güzel bir gülümsemeyi geri getirebiliriz. İmplantlar aynı zamanda sabit bir diş köprüsünün veya protezin taşıyıcısı olarak da kullanılabilir.

  • Kalıcı çözüm
  • Çiğneme ve konuşma
  • Doğal işlev ve görünüm
  • Geliştirilmiş yüz görünümü
  • Kemik kaybını önleme
  • Özel bir bakıma gerek yok
  • Çok sağlam ve güvenli
  • Diyet kısıtlamaları yok
  • Kolay kullanım

Diş İmplantları

Diş implantları ağızda eksik olan dişlerin yerine konması amacıyla genellikle titanyum ve titanyum bileşiklerinden hazırlanan yapay diş kökleridir. İmplant uygulamasının asıl amacı, üzerine kullanılabilir dişler yapmaktır. Klasik protez yöntemlerine alternatif olan implantlar hem sabit hem de hareketli protezlere farklı tedavi seçenekleri oluşturmaktadır.

Sabit protezlerde özellikle tek diş eksikliklerinde komşu dişlerin preparasyonlarına gerek kalmadan eksikliğin kapatılabilmesi, fazla diş kaybının olduğu durumlarda hareketli protez yerine sabit protez yapılabilmesi en önemli avantajlarıdır. Bunun yanında total protez adını verdiğimiz ve halk arasında damak protezi adı verilen protezlerin en büyük dezavantajı olan protez oynaması da engellenmiş olmaktadır.

Diş hekimliğinde implant tedavisi sonunda protezlerin tamamlanması klasik tedavilere göre daha uzun sürmektedir çünkü titanyum yapının kemikle bütünleşmesi için 2, 5 ila 4 ay, ilave olarak çene kemiğine herhangi bir müdahalede bulunulduğunda veya üst çenede sinüs boşluğunu kaldırma işlemi uygulanmışsa 6 ay kadar beklemek gerekmektedir. Ancak bu süre sonunda alınan sonuçlar oldukça iyi ve çok daha uzun ömürlüdür.

İmplant tedavisine klinik ortamında, lokal anestezi yapılarak başlanmaktadır. Cerrahi operasyonlara karşı endişe duyan hastalarda ise sedasyon ve lokal anestezi kullanılarak implant işlemine başlanır.

Anestezi işleminden sonra cerrahi operasyonla diş eti açılarak çene kemiği ortaya çıkarılır. Ortaya çıkan çene kemiğine öncelikle küçük çaplı rehber deliği açılır. Daha sonra rehber delik yavaşça genişletilerek implantın yerleştirileceği forma uygun hale getirilir. Çene kemiğindeki deliğin aşamalı olarak genişletilmesi sayesinde kemik üzerinde oluşacak travmatik etki de azaltılmış olur. Daha sonra çene kemiğinde açılan boşluğa implant vidalanarak yerleştirilir.

İmplant vidasının yerleştirilmesinden sonra bölgedeki osseointegrasyonun oluşması için (implantın kemikleşmesi) ve implant yapılan bölgenin iyileşmesini beklemek için implantın üzerine koruyucu bir kapak vida yerleştirilir. Açılan dişeti dikilerek kapatılır ve birkaç aylık bekleme sürecine geçilir.

Birkaç ay sonra, koruyucu vida çıkartılır ve dental implantın üzerine geçici bir kron yerleştirilir. Geçici kron, dişetinin doğal olarak kendini şekillendirebildiği ve etrafında büyüyebildiği bir şablon olarak görev yapar. Dişeti şekillendikten sonra geçici kuron, kalıcı kronla (porselen yada zirkonyum diş) değiştirilerek tedavi tamamlanır.

Tedavi tamamlandıktan sonraki süreçte doktorlarınızın önerileri ve ilaç kullanımıyla birlikte iyileşmeniz hızlanacaktır.

İmplantın başarısı bir çok faktöre bağlıdır. Hastanın genel sağlık durumu bunlardan en önemlisidir. Genel sağlık durumu iyi olan hastalarda iyileşme çok daha kolay ve hızlı olmaktadır. Kontrol altında olmayan diyabet (şeker) hastalığı olan hastalarda implant yapımı riskli gruptadır. Bu hastalarda yara iyileşmesi gecikmiştir ve enfeksiyona yatkınlık artmıştır. Ancak kontrol altında olan diyabet hastalarına implant tedavisi uygulanabilmektedir. Kalp hastalığı ve hipertansiyonu olan hastalarda kendi doktorlarıyla görüşüp konsültasyon alınarak implant yapılabilir. Kan pıhtılaşma bozukluğu olan hastalarda implant tedavisi uygulanamamaktadır. Yakın zamanda kemoterapi ve radyoterapi görmüş hastalarda da implant uygulaması yapılamamaktadır. Bunun dışında hastalığı olan hastalarımızın doktorlarından bilgi alınıp implant için değerlendirme yapılıp ona göre karar verilmesi gerekir.

Hastaların alkol ve sigara kullanımı da implant tedavisini etkilemektedir. Sigara kullanımının ağız içerisinde bakteri plağının oluşumuna zemin hazırlaması ve enfeksiyon riskini arttırması, yara iyileşmesini geciktirmesi, kanlanmayı azaltması gibi etkilerinden dolayı implant tedavisinde istemediğimiz sonuçlar yaratabilir. Sigara kullanan implant hastalarının tedaviden 15 gün önce ve tedavi olduktan sonra 1 ay kadar sigarayı bırakmaları özellikle önerilmektedir.

İmplant tedavisi için 18 yaşını doldurmuş olunması gerekmektedir. 18 yaşına kadar çene kemiklerinde büyüme ve gelişme davam ettiğinden 18 yaş altına implant yapılması sakıncalıdır.

İmplantolojinin başarılı olabilmesi için hastanın genel sağlık durumunun iyi olması ilk şarttır. Sağlık durumu ve kemik yapısı müsait olan hasta yeterli iyileşme potansiyeli potansiyelini taşımaktadır. Hastaya doğru teşhisin konulması ve implantın özenle seçilmesi hekim ve hasta açısında oldukça önemlidir. Başarıyla sonuçlanan implantolojiden sonra implantın temizlik ve bakımının doğru yapılması çok önemlidir. İmplant hastasının cerrahi işlemden sonra hekimin tavsiyelerine uyması yüksek önem taşımaktadır.

İmplantın başarısındaki hekimin rolü de çok önemlidir. Hastanın iyi muayene edilmesi, çene kemiğinin durumunun iyi saptanması, implant yapılacak olan kliniğinin steril ve eksiksiz olması, kemik yapısına göre doğru ölçülerdeki implantın seçilmesi ve implantın açısının doğru ayarlanması ilk aşamada hekimin başarısını belirleyen unsurlardır.

İmplantın asıl başarısı ise uzun vadede ortaya çıkmaktadır. İmplantın başarısında söz edebilmek için, üzerine yük geldiği zaman vereceği tepki çok önemlidir. Bu da bize implantın üzerine sonradan yerleştirilen yapay diş (protez) yapımının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. İmplant üstü protezlerin planlamaları titizlikle yapılmalı, kemik içerisindeki titanyum implanta aşırı yük getirecek uygulamalardan kaçınılmalı ve protezin yüksekliği iyi ayarlanmalıdır.

İmplantın başarısı bir çok faktöre bağlıdır. Hastanın genel sağlık durumu bunlardan en önemlisidir. Genel sağlık durumu iyi olan hastalarda iyileşme çok daha kolay ve hızlı olmaktadır. Kontrol altında olmayan diyabet (şeker) hastalığı olan hastalarda implant yapımı riskli gruptadır. Bu hastalarda yara iyileşmesi gecikmiştir ve enfeksiyona yatkınlık artmıştır. Ancak kontrol altında olan diyabet hastalarına implant tedavisi uygulanabilmektedir.

Kalp hastalığı ve hipertansiyonu olan hastalarda kendi doktorlarıyla görüşüp konsültasyon alınarak implant yapılabilir. Kan pıhtılaşma bozukluğu olan hastalarda implant tedavisi uygulanamamaktadır. Yakın zamanda kemoterapi ve radyoterapi görmüş hastalarda da implant uygulaması yapılamamaktadır. Bunun dışında hastalığı olan hastalarımızın doktorlarından bilgi alınıp implant için değerlendirme yapılıp ona göre karar verilmesi gerekir.

Hastaların alkol ve sigara kullanımı da implant tedavisini etkilemektedir. Sigara kullanımının ağız içerisinde bakteri plağının oluşumuna zemin hazırlaması ve enfeksiyon riskini arttırması, yara iyileşmesini geciktirmesi, kanlanmayı azaltması gibi etkilerinden dolayı implant tedavisinde istemediğimiz sonuçlar yaratabilir. Sigara kullanan implant hastalarının tedaviden 15 gün önce ve tedavi olduktan sonra 1 ay kadar sigarayı bırakmaları özellikle önerilmektedir.

İmplant tedavisi için 18 yaşını doldurmuş olunması gerekmektedir. 18 yaşına kadar çene kemiklerinde büyüme ve gelişme davam ettiğinden 18 yaş altına implant yapılması sakıncalıdır.
İmplantolojinin başarılı olabilmesi için hastanın genel sağlık durumunun iyi olması ilk şarttır. Sağlık durumu ve kemik yapısı müsait olan hasta yeterli iyileşme potansiyeli potansiyelini taşımaktadır. Hastaya doğru teşhisin konulması ve implantın özenle seçilmesi hekim ve hasta açısında oldukça önemlidir. Başarıyla sonuçlanan implantolojiden sonra implantın temizlik ve bakımının doğru yapılması çok önemlidir. İmplant hastasının cerrahi işlemden sonra hekimin tavsiyelerine uyması yüksek önem taşımaktadır.

İmplantın başarısındaki hekimin rolü de çok önemlidir.Hastanın iyi muayene edilmesi, çene kemiğinin durumunun iyi saptanması, implant yapılacak olan kliniğinin steril ve eksiksiz olması, kemik yapısına göre doğru ölçülerdeki implantın seçilmesi ve implantın açısının doğru ayarlanması ilk aşamada hekimin başarısını belirleyen unsurlardır.
İmplantın asıl başarısı ise uzun vadede ortaya çıkmaktadır. İmplantın başarısında söz edebilmek için, üzerine yük geldiği zaman vereceği tepki çok önemlidir. Bu da bize implantın üzerine sonradan yerleştirilen yapay diş (protez) yapımının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. İmplant üstü protezlerin planlamaları titizlikle yapılmalı, kemik içerisindeki titanyum implanta aşırı yük getirecek uygulamalardan kaçınılmalı ve protezin yüksekliği iyi ayarlanmalıdır.

TOP